Sğlğb - Serkan Aydemir

Cuma, Şubat 03, 2017

Sğlğb
Cuma, Şubat 03, 2017

Sğlğb

...

Kendimi dinliyorum duymayı bilmeyen kalp atışlarıma küfrederken. Ne çok sessizlik birikmiş şehrin en hareketli saatlerine. Herkes kendinde bir şeyler saklıyordu işte. Aynı o karşımdaki adam gibi ya da şu karşımdaki gülümseyen kadın ne çok yalanlar söylüyordu kalp atışlarıma küfretmeyi sonlandırırken. Elveda dedim, daha kim olduğunu bilmediğim kadınıma. Kadını anlat dedim daha geçen yalnızlıktan intihar eden adama. Sustuk! Susmayı erdem sanan bir toplum var artık elimizde oysa konuşmak gerekiyordu cahilliği mutluluğa çeviren kalabalıklarda. Bak, şehrin en güzel yerindeyim, karanlık bir odada yatağın içinde seslerden uzak, bağımsız ve o kültür şokundan kurtulmuş ellerimi izliyorum. Hiç fark etmediniz değil mi, zamanın aslında ilerlemediğini? Çağın ihanetleri bizleri aynı tepkilere yönlendiriyordu. Hepimize bir fon müziği lazım hikayesini izlerken daha iyi durması için. Bugün de yolda yürürken yanında çocuğuyla dilenen kadına 1 lira verip gururlanan kendiyle oynaşan sırf 1 lira verdi diye iyilik yaptığını sanan ama neden o kadın orada dileniyor diye sorgulamayan ardından gidip içinde ne olduğu belli olmayan yemeklere onlarca lira para veren insanları gördüm. Aklıma geliyor işte; insanlarını düşünüyormuş gibi yapan ama sokakta yatan, karın tokluğuna çalışıp köleliğin dibine vurmuş milyonlarca insanı varken saraylarda yaşayan kişiler aklıma geliyor işte ve üşüyorum. Daha da ilginci bu köleleşen milyonlarca kişi saraylardan fakirliğe naralar atan kişiyi sevmesi de daha soğuk bir mevsime dönüştürüyordu akıl sağlığını.

her şeyi hak ediyoruz yani...

...

Serkan Aydemir | Sğlğb



0 yorum:

Yorum Gönder