RABEU - Serkan Aydemir

Cuma, Şubat 10, 2017

RABEU
Cuma, Şubat 10, 2017

RABEU

...

Tanrım, çıldırdım. Artık seni daha iyi anlayabiliyordum. Ama sen beni tanımazsın. Sen dünyayı kurtarmayla uğraşıyordun. Nasıl bir acizlik ki sen kurtarmaya çalışırken dünyanın içine ediliyordu. Belki de daha kötü olabilme ihtimalini yok ediyordun. Tanrım; bugün de geçti, kendini sana adayanların ceplerini doldurmaları artarken bu kişilerin çıkıp insanlık derslerini vermesi seni gücendiriyordu büyük ihtimal ya da sen de parayı seviyordun. Tanrım, affet beni çünkü sen yoktun aynı benim gibi. Ne kadar da çok birbirimize benziyorduk. Seninle Nietzsche'yi tartışmak isterdim. Bir anda her şeyi değiştirme gücünün olduğu halde o masum çocuğun ölmesini, acı çekmesini izlemenin lanetini tartışmak. Tanrım git, kurtar kendini bizden. Sana fazla yükleniyorduk. Daha demin yere düşen ekmeği alıp yukarı koyan adamın sırf kendi gibi inanca sahip değil diye o insanları zevkle öldürdüğü gördüm. Tanrım olmasaydın acaba dünya daha güzel bir yer olabilir miydi? Beni dinlemediğini biliyorum, senin hep işlerin vardı. İyi kazanıyorsun belli ki seni dillendiren herkes bir şekilde zengindi.

Tanrım, yerinde olmak isterdim. Beni seven kim varsa onları cezalandırmak. Erkeklere huri vardı ya kadınlara da nurileri verirdim. Kadına şiddeti savunan sözlerine karşı erkeğe şiddetin yanlışlıklarını anlatmak.

Tanrım boş ver insanları, uyu gitsin bugün.
Belki artık şeytanların yönetime el koyması gerekiyordu.
ya da sen şeytanların elinde tutsaktın ki dünya bu hale geldi...
Tanrım, sana bu yükü kim verdi?

...

Serkan Aydemir | RABEU





2 yorum: