İçsel Derinliklerin Sessizliği - Serkan Aydemir

Cuma, Nisan 03, 2015

İçsel Derinliklerin Sessizliği
Cuma, Nisan 03, 2015

İçsel Derinliklerin Sessizliği

...

Bir çiğ tanesinin denize dokunmasıyla,
aklıma güneşten en uzak zamanlarım geliyordu,
nefes almaya cesaretimin olmadığı anlar,
bir zamanlar içilen karın ağrısı sohbetlerimiz...
kaç insan daha doğması gerekiyordu,
güneşe en uzak zaman diliminde,
kaç çeşit insan vardı göğün maviliklerinde,
ama hangi renge dokunsam gözyaşlarım siyaha dönüyordu,
güneşe en uzak sessizliklerde...

ve hayal kırıklıklarım kim bilir kaç yıldızı daha intihara zorlayacaktı,
gece yarısı,
her gün ömrümden biraz daha çalıyordu...
hırsızlıktan kaç kez yakalanmıştı oysaki...
ama hiç kızmıyordum,

çünkü gece yarısı,
rengini saçlarından alıyordu...

...

Serkan Aydemir | İçsel Derinliklerin Sessizliği



2015.

7 yorum:

  1. Sırf saçlarına benziyor diye gecenin tüm ağırlığını yükleniyorsa bir yürek, işte o yürekte büyük bir sevgi vardır.
    Yüreğinden ne güç, ne de sevgi eksik olmasın Serkan

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler Hamiyet, sende de hiç eksik olmasın...

      Sil
  2. ne güzel yazmışsın...
    acı ama güzel...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Acı ama güzel... Sanırım kısa ve öz bir anlatım.... Teşekkürler.

      Sil
  3. ve hayal kırıklıklarım kim bilir kaç yıldızı daha intihara zorlayacaktı
    Gerçekten çok iyiymiş, sevdim.

    YanıtlaSil
  4. ışığa hasret kalmamız hep o siyahlardan..

    YanıtlaSil
  5. "kaç çeşit insan var göğün maviliklerinde?" sevdim bunu:)

    YanıtlaSil