Geri Dönüşümsüz Zihniyetler - Serkan Aydemir

Pazartesi, Kasım 10, 2014

Geri Dönüşümsüz Zihniyetler
Pazartesi, Kasım 10, 2014

Geri Dönüşümsüz Zihniyetler

10.11.2014

...

Şimdilerimde ben aynıydım. Daha öncelerimde farklı olmadığım şekilde hem de. Değişimin değişmezliğinde karşı taraftan bakamamanın tekliğini hep o başkalarına hatırlatamadım bir türlü. Bildiğim bir şey vardı. Birden fazla hayatlar yaşamak korkutuyordu belki beni. Kaç kişiliksizsin diye sorduklarında durup düşünüyorum çoğu kez, çünkü en az bir kişilik gerekiyordu kendimizi tanımlamamız için. Gökyüzünün bize ihanetlerinde çoğu kez bir kişi bile olamıyordum. Ne insanlar ruhunu tamamlayamadan göçüp gidiyordu boşluğa. Boşluğun rengi yoktu. Bilmediklerinizi öğrendiğinizde ne kadar da boşlukta yaşadığınızı anlayacaktınız daha sonraki öğrendiklerinize kadar. Hayat, uçurumdan atlarken kafanızda geçen saniyelik anılardan oluşuyordu. Hepsi o kadar. Bir tek evrensel yok oluş kendini yok edemeyecekti ya da kapitalizm.

Şimdilerimden nefret ediyordum. Daha öncelerimde farklı olmadığım şekilde hem de. Her bir adımda hep aynı yere basarken herkes bir yerlere yetişmeye çalışıyordu. Çalışmak zorunda değildiniz. İhtiyacınız olmayan yaşamları yaşamak için özgürlüğünüzü kısıtlamayı hayat zannediyordunuz. Doğa sizin her şeyinizi karşılıyordu. Sırf o başkasından daha iyi olmak için daha kötü olmayı öğreniyorduk. Okullarda çocuklara diğerleri ve biz olmayı öğreterek faşizmi meşrulaştırıyorduk. Bir yere gidip oturuyorsunuz sonra bir kahveye 10 lira vererek yaşadığınızı zannediyorsunuz. Kalitesi düşük ürünleri alıp sonra ürün eskidi diye gidip aynı kalitede o ürünü sadece farklı modelini alarak enayi duruma gelmeyi mutluluk sayıyordunuz. Paranızı harcadığınız şeylere bakın bir. Daha güzel olmak için saçınızı yapmalar, makyaj, elbiseler, ayakkabılar, yeni çıkan telefonlar, iç çamaşırları... Emin olun elinizdekilerden daha fazlasına ihtiyacınız yoktu.

Hep o birileri, birileri, birileri... Hep o birileri için insanlığımızı sıfırlıyorduk... Parayı bulduğunuzda o masum çocuğun yaşaması için gerekli ilacı alıp ona vermek yerine gece kulüplerine gidiyordunuz ya da o çocuğun yaşaması için gerekli ilacın parayla satılıyor olmasına da karşı çıkmıyordunuz. Farkında mısınız, dünyanın boktan kuralına o kadar alışmışsınız ki kokuşmuş zihniyetlerinizden rahatsız olmuyordunuz. Sırf çocukluğu sizin gibi şanlı olmadı diye bir adamın dilenci olmasından rahatsız oluyordunuz ama. Açlıktan ölenlerin somutluğu varken, varlığı kesin olmayan bir soyutluk için harcanan paraların boşa gitme ihtimalini düşünmüyordunuz bile. Toplum sizi daha iyi olmanız için yaşamayı öğretiyordu, olduğunuz gibi yaşayabilme ihtimalinizi elinizden alarak. Bugünlerde insan olmak suç sayılmalıydı. Yani tüm dünyadan nefret ediyordum şimdilerimde. Daha öncelerimde farklı olmadığım şekilde hem de...

...

Serkan Aydemir | Geri Dönüşümsüz Zihniyetler


2014

5 yorum:

  1. Maalesef asgari ücret kadar bir fiyatı, bir kadeh şaraba veren bir toplumda yaşıyoruz. Üzülerek şahit olduğum bu durum karşısında tek söyleyebildiğim "insanlar bu paraya bir ay geçiniyor" demek oldu ve dondum. En alakasız yerlere harcanırken para denen şey, onlarca insan aç yatıyor, sokaklarda banklarda bankamatiklerde yaşıyor, ilaçsızlıktan çocuklar ölüyor, bir baba yine evine ekmek götüremedi diye intihar ediyor. Diğer tarafta insan güya çağdaşlaşıyor!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çağdaşlaşmayı kılıf olarak kullanıyorlar Hamiyet, Çağdaş bir birey yapılan haksızlığı görebilecek yeteneğe ulaşmış bir bireydir. Ben de şahit oluyorum bu gibi saçmalıklara. 100 liraya satılan elbisenin bir süre sonra 9.90 a satıldığı bir dünyada ne derece mantık aranmalı onu düşünüyorum.

      Sil
  2. güzel yazı olmuş ..
    dediklerinin çoğuna katılıyorum, insan elindekiyle yetinmez açtır hep, daha fazlası çok daha fazlası olsun ister yaratılışımızın bir cilvesi mi yoksa laneti mi bilinmez..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Toplumun öğretisini yaratılışın kendisi oluşturdu Hazel. Yani bu düzen yaratılışın bizdeki yansımasından oluşuyor. Dünyanın her yerinde bu düzen hep var bu nedenle. Tanrı'nın yarattığı bu düzeni güçlü güçsüzü ezer düzenini yıkmak istemek yani insan olmak sanırım Tanrı'ya karşı gelmekten başlıyor.

      Sil
  3. Yeni gelişen hayat insanları vahşi bir yaratığa çeviriyor. Kendi benliklerinde yarattıkları şeytanlar artık onları bilinmez kimlikleri bürüyor. Herhalde kıyamette böyle bir şeyden kopacak...

    YanıtlaSil