Hayallerin Hayatsızlığı - Serkan Aydemir

Pazar, Ekim 19, 2014

Hayallerin Hayatsızlığı
Pazar, Ekim 19, 2014

Hayallerin Hayatsızlığı

...

Kaç lanet altında boğulacaktım güneşin batmaz zamanlarında. Kaç kadın daha aşık olacaktı kaybolmalarıma. Ölümden birkaç yudum içtikten sonra olmaya başladı yaşamın nefret kusan direnişleri. Kime karşı geldiysem nefret ediyordu zaten gerçekliğinden. Kendi kendine dans eden bir yalnızlığım vardı yağmurlarımın ritmiyle. Kızmasın bana, ruhların bulanıklaştığı yağmurlarda ben dans etmeyi bilmezdim. Zamanda sıkışıp kalırken sadece yorgundum güne. Her an aynıydı ve buna rağmen aynı umuda sahiptim sonunda aynı ana geri geleceğim gerçekliğinde. Yaşamak ne sıkıcı değil mi? Sanırım ölmediğimden anı kaçıştırıyordum cennetin sınırlarında gezinirken. Ne ironik ölmek bile yaşamı çağrıştırıyor çoğu kez ve bugün  yaşayanlar başarısızdı yine. Bugün de ölmeyi başaramadınız çünkü. Yaşamak her an bizlere kendini unutturuyordu. Unutmayı bilmek bizde nefes almaya denkti artık. Kendi serüvenlerimiz vardı oturduğumuz yerden yaşadığımız. Elini bile kaldırmadan ne kahramanlıklar yaptın bir bilsen. Bizi asıl gerçeklikten uzaklaştıran ruhumuza kilo aldıran hayallerimizdi. Oturduğun yerden yaşanmıyordu hayat. Farkındayım, hayal etmek şehrin sokaklarına çıkan bedeninize ihanetti. Hangi somutluğa dokunsanız hüzünleniyordunuz. İnsan, hayalini yaşamına kattığında gerçekliğinden uzaklaşıyordu. İnsan; neden mi mutsuzdu, çünkü hayalleri vardı, ama yaşamak için dokunduğunuz gerçekliğinizin var olması gerekiyordu...

...

Serkan Aydemir | Hayallerin Hayatsızlığı







2 yorum:

  1. gerçeklerle hayallerimiz arasındaki uçurum hep acıtıcı.

    YanıtlaSil
  2. Ne yaşamayı becerebildik, ne ölmeyi..

    YanıtlaSil