Nefesindeki Lanet Karartılar - Serkan Aydemir

Çarşamba, Eylül 10, 2014

Nefesindeki Lanet Karartılar
Çarşamba, Eylül 10, 2014

Nefesindeki Lanet Karartılar

10.09.2014

...

Ne kadar da çok zaman kayıplarımız vardı kalp atışlarımızda. Hep bir adım geç kalıyorduk anılarımıza. Fark etmişsinizdir, artık anılarımız da bile var olamıyordu yok oluşlarımız. Düşünemiyoruz dar ağacına kaçan nefes verişlerimizde. İçimizdeki nefret gün ışığına çıkalı bir asır geçmişti. Gün batımının bu kadar güzel yapan asıl gerçek işte buydu. Güneş batarken nefretimiz korkuyordu siyah lekesi çıkmayan karanlıklarımızdan. Hepimizin bir karanlığı vardı geceye eş değer zaman aralıklarında. Avuçlarını açıp kendine dua etmeye başlamalıydı Tanrı, çünkü insanlık yok oluyordu. Birkaç insanlık ekseydik ölüm tohumlarımıza belki biraz da olsa yaşamı anlamlı hale getirebilirdik. Size şimdi ne söylesem öldüğümde bir anlamı kalmayacaktı. Öldüğünüzde bir anlamınız kalmayacak. Bunun farkına varmanız için daha ne kadar anlamsızlaşacaktım anlamadığınız o göz kırpmalarınızda. Her gün yokluğumuza biraz daha yok oluyoruz aslında. Yokluktan medet umanlara sesleniyorum: elinizi kaldırdığınızda sınırlarınızın en son halini görebiliyorsanız, yapacak bir şey olmadığının da farkına varıyorsunuz demektir. Kandırılıyorsunuz. Hepinize oluşumunuza ters bir umut verilerek yaşamdaki köleliğinizi anlamlı hale getirenlerin oyununa geliyorsunuz. Değişken oranlı bir hayatın sabit fikirlerine tutulan insanoğlu yağan katliamdan kaçamayacaktı. Özrü kabahatinden büyük nefes verişlerimizin aslında bizlerden nefret ettiğini görebilmeliydiniz. Her şeyde nefret vardı. Çalar saatimiz hiçliklerimize kuruluydu, her gün uyanmanızın sebebi buydu. Her gün yeniden bir hiçliğe uyanıyordunuz. Arada yemek ve tuvalet ihtiyacınız olmasaydı yaşadığınızın farkına varamayacaktınız. Cümlelerim birer nükleer etki yaratmaya başlamıştı düşüncelerinizin tekrara düşen yalvarmalarında ve gecenin bu saatinde sizler hayal kurabiliyorsanız; yalnızlıklarınız korkularınızı saklamayı başardığına şahit oluyorsunuz demektir, ama ben hayal kuramıyordum. Yalnızlıklarım, unutmayı hatırladığımda beni terk etmeye başlamıştı.

...

Serkan Aydemir | Nefesindeki Lanet Karartılar




9 yorum:

  1. hepimizin bir karanlığı var ama her gün doğan bir güneş var.
    evet nefretlerimiz bizi esir alan beklentilerimiz bir aynıdanlığa bırakıyor her sarılışımızı.
    tılsımını yitiriyor sevmeler, bağlanışlar ama yine de yeniden başlamayı gerektiren kirli bir hayatın kirlenmiş oyuncularıyız işte..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yeniden yeniden temizlenirken yeniden kirleniyoruz...

      Sil
  2. Bazen diyorum ki keşke tüm acı hatıraları unutsak geriye sadece mutlu anlar kalsa ama sonra düşünüyorum da acıyı tatmasaydık mutluluğun değerini bilemezdik.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her şey anti tezini yaşatıyor Hamiyet. Dediğin gibi acı bizlere mutluluğun değerini hatırlatır, ama nedense mutluluk acının değerini hiçe sayar. Mutluluk ne kadar hain bir duygu. Kendini beğenmiş...

      Sil
    2. Şimdi sen böyle söyleyince düşündüm de gerçekten de öyle.

      Sil
    3. İnsan var olduğuna inandığından beri her şey böyleydi. Oysa varlığımız bile boşluklarla doluydu. Öyle hızlı katlediyorduk ki yalnızlığımızın içindeki masum çocuğu, bir hiç uğruna; kirlendiğimizi bile kabul etmedik. Oysa kirleniyorduk işte, okyanusların temizlemeye yetmeyeceği kadar kirli ruhlarımız vardı, yaralar içindeydik. Yine de o kadar açgözlüydük ki, her şeye sahip olmak istedik, sahip olamadıklarımıza da sahip olduğumuzu düşledik, kendi yalanlarımıza inandırdık kendimizi. Devam ettik aynı hızla, bir hiç uğruna kirlenmeye devam ediyoruz hala..

      Sil
    4. Ne diyebilirim ki Yağmur, ne diyebilirim ki... çok güzel anlattın...

      Sil
  3. Sadece uzun bir durak olan bu dünyada ruhları temiz tutabilmek zor be Serkan... Güzel derin bir yazı yine;)

    YanıtlaSil
  4. içimizdeki nefret günışığına çıktıkça daha bir zorlaşıyor yaşamak ve maruz kaldığımız tüm kandırmacalar gör artık diyor...uyuma ve uyan diye fısıldıyor...hayallarimizle barışmayı denemekten bile korkar olsak da onlar bizi var ediyor..

    YanıtlaSil