Yağmurda Saklanan Karanlıklar - Serkan Aydemir

Pazar, Ağustos 31, 2014

Yağmurda Saklanan Karanlıklar
Pazar, Ağustos 31, 2014

Yağmurda Saklanan Karanlıklar

31.08.2024

...

Her nedense ihtiyatlı olamıyorduk. Kendi sesinden korkan insanlar, konuşmayı bırakalı birkaç yüzyıl olmuştu. Son kullanma tarihi geçmiş nükleer ruhların patlaması varlığımızı yok saymaya yetecekti. Masum bir gözyaşı aramaya çıktığımda fark ettim bunları. Kaç gündür yağmur yağmıyordu. Masum bir gözyaşı sadece yağmur yağdığında ağlardı, ama etrafımda herkes ağlıyordu. Oysaki hava daha bulutlanmamıştı bile. Daha sayıca üstündü karanlık. Başkalarının gözyaşlarına ihtiyacım vardı. Kimse söylememişti hayalsizliğimin gözyaşlarını bitireceğini. Nerdesin yağmur saçlım. Dünyanın saçlarına ihtiyacı vardı. Tanrı ihanet etti bana ve sanırım seni benle birlikte yarattı. Her açıdan izlenmeye değer bir ruhun vardı. Karanlığın tam ortasında bedenlerden geçen göçmen ruhların arasında kalmıştım. Belli ki sıcak bir yürek arıyorlardı. Hepsinin yanımdan çekip gitmesi bunu gösteriyordu. Bir yanımda cehennem olsa da sensizliğin getirdiği soğukluk hep baskındı kalp atışlarımda. Ey Sevgili, bugün daha bir derinim. Düşüşüm biraz daha uzun sürdü bu gece. Yapmadığım şeylerden suçlanıyordum. Bak Sevgili, sana bu gece yalnızlığı anlatıyorum. Dinle beni. Yalnızlığı seçmek yalnız olmaktan daha betermiş. Özgür olmak istemiyorum bu gece. Bana gitme demelisin. Nerdesin? Neden arkama her baktığımda adımlarım pişmanlığa batıyordu. Her şeyi Tanrı başlatmıştı. Kalbimi antikacıya satsam ne kadar ederdi kim bilir. İçinde yıllanmış sen vardı. Bu bedene fazla değerliydin. Dinle bak, hiçliğe dokunan bir adamın küllerinin savruluşunu duyuyordun şimdi. Rüzgar, dağıtıp savuracaktı kalbimi. Ellerim ellerimden ayrılmıştı. Her yanım ayrılık, buruk bir kaderdi artık. Kaç ayna daha kıracaktım içine sıkıştığım bu bedende. Dinle beni ey Sevgili, karanlığın içinde nereye bakarsan bak yok olduğunu görürsün. Kendi sesimden korkuyordum sensizliği bozacağımı düşündüğüm için. Seni ben sadece sensizlikte duyuyordum. Duygularım yıpranmıştı. Kime dokunmaya kalksam yüreğim acıtmaya başlıyordu. Eskidim artık. Tarih bile benden sonra başlıyordu. Gün ışığı seni bana hatırlatırken sensizliği anlatan bütün kelimeler beni kendi karanlıklarına kaçırıyordu. Ey Sevgili, sonunda yağmur yağmaya başladı... 

...

Serkan Aydemir | Yağmurda Saklanan Karanlıklar 


7 yorum:

  1. '' Yalnızlığı seçmek, yalnız olmaktan daha betermiş. ''
    Nasıl da güzel olmuş..

    YanıtlaSil
  2. Serkan sen daha önce nerdeydin ya :))
    Cidden çok güzel yazıyosun :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aslında buralardaydım da işte değildim... :) teşekkürler yorumun için...

      Sil
  3. Kalemine sağlık, yazıların çok güzel.
    Gitmeyi tercih etmek zorunda olmak zor, gitme denilmemek ondan biraz daha fazla.. Farklı olsa da yaşadığımız acıların renkleri, ayrı da olsa yağmurun gözyaşları olarak süzüldüğü günün vakitleri ve benzemese de birbirine gördüğümüz yüzler kapattığımızda gözlerimizi, aslında ortak bir sonu vardır aşkın. Biri daha çok sever, biri daha sönüktür, biri daha artar giderek, diğeri kalarak kaybolur, biri daha çok özler diğeri özlenen olur. Ama budur kaderi; herkes kendisine biçilmiş son'u yaşar, yaşıyoruz, yaşıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aşkın bizlere ihanetiydi tüm söylediklerin yaşattıklarına rağmen.

      Sil
  4. konuşamıyorduk. özgün cümleleri unutmuştuk. dilimiz başkalarının söylediğini yinelemekten öteye gidemiyordu.
    dünyamız bir tekerrürü, bir ezberi andırıyordu. içine katmaya çalıştığımız duygularımız ise, başkalarının katliamında yok oluyordu.
    ah yine de yağsın yağmurlar.. yine de.. belkide aklanır içimizdeki haylaz çocuk belki aklanır yitirmeyi öğrenmemiş sevgilerimiz..

    YanıtlaSil