Kaybolmanın Uzatmaları - Serkan Aydemir

Pazartesi, Aralık 16, 2013

Kaybolmanın Uzatmaları
Pazartesi, Aralık 16, 2013

Kaybolmanın Uzatmaları

16.12.2013

...

Hiçbir yerimden bulduğum kelimelerle anlatıyorum kendimi. Bir müzik eşliğinde kim bilir kaç anımız gelip geçecek lanete eş değer nefes alışlarımızda. D.ünyaya Ü.zgün N.edenler K.avşağında A.ğza Y.akışmayacak B.elirsiz O.lgularımı, L.üks D.engesizliklerimi U.mursuzca M.ahvediyorum. Evet dediğim gibi dün kayboldum. Oysa doğduğum andan beri kendimi aramaya çıkmıştım. Kendimizi ararken oluyordu zaten hayallerimizi yerin dibinde buluşumuz. Asıl gerçeğimizle karşı karşıya kalıyorduk. Meğerse ne kadar vurdumduymaz yaşıyormuşuz. Bilmediğimiz değil bilmezden geldiğimiz hayatları görmediğimizden ya da unutmayı yetenek haline getirdiğimizden geçen her saniye nefes alışlarımızı rahatlatıyorduk. Sadesi bozuk asaletin sıcak gülümsemeleri bizi kandırmaya yetmeyecekti artık. İnsan olmak, mahşeri tatmaktan geçiyordu. Bizler ilk dünya hakkımızı bitirmiştik. Burası aslında öncenin cehennemiydi. Yok olmaya kademeli yaklaşıyorduk. Yok artık ! Utanmazlık moda olmuştu. Hissediyordum, bugün dünya fazla hızlı dönüyordu. Midem bugün de bulandı  insanlığa. Kaç kez hafızamı yok sayacaktım. Unutmayı erdem sayan beyin unutulmazlığı hatırladığında bizlere kandırma politikasını sunuyordu. Var olan gerçekliği yok edemeyen doğa, var olmayan gerçekliğe inanan insanların egemenliğinde buldu kendini. Yaptıklarımızı görmezden geliyorduk, ama nereye gittiğimizi bilmiyorduk.

...

Serkan Aydemir | Kaybolmanın Uzatmaları



13 yorum:

  1. Çıkmazlarımız farklı açmazlar yaratıyordu ve biz kaybolmaya devam ediyorduk.

    YanıtlaSil
  2. Yazın kadar, seçtiğin resim de çok etkileyici ve bütünleyici olmuş Serkan..
    Özellikle, " burası aslında öncekinin cehennemiydi" cümlen düşündürdü beni..Bazen çok sorgulayarak , bir şeyler bulmaya çalışırken, kaybediyoruz kendimizi. Belki de çok sade düşünmek lazım, sade yaşamak... Yoksa hayatı bir sanat gibi yaşamak yerine, işkence gibi çeken mutsuz bireyler ordusunun bir parçası olup gidiyoruz işte...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısın Kahve, çok kez düşünürüm ben de; hayatı sade yaşamak nasıl oluyor diye, ama elimde değil işte hayatı sade yaşayanlar kendi içinde saf çıkarcı oluyorlar. Düşünmek istemiyorlar, kendilerini kandırabiliyorlar. Yetenek yani.. Ne yazık ki bende yok bu hayatı yaşamakta yeteneksizim...

      Sil
  3. Nedense okurken içimden hırs, ego geçti. Savaşlar ölümler!!
    Hayat zevk almak için yaşanmalı, sanırım sadece bunu öğrenmek gerekiyor.
    :)
    Kalemin çok sağlam Serkan, insan senin yazılarını okurken yazdıklarında kayboluyor.
    Sevgilerimle
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkür ederim pe hito... Hayatta insanlık için yaşamak ne güzel yapardı dünyamızı...

      Sil
  4. Bazı şeyleri unutmaya çalışmak veya yok saymak bazen mümkün olmuyor sevgili Serkan.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bazen bazeni de geçiyor hiçleşiyor Hamiyet...

      Sil
  5. keyif alıyorum bu yazılarını okumaktan.. tekrar tekrar okunası.. öyle güzel okunuyor ki, bazı cümleler kendini tekrardan okutturuyor.. Yüreğine sağlık Serkan..
    dün kayboldum cümlesini gizleyişin de nefis olmuş.
    sevgilerr:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Çokk çokk teşekkürler Hayal, senin o sevgi, umut dolu yazılarına hakaret gibi bu yazdıklarım , ama napim ben de böyleyim. :D
      Dedim yazmışken araya da bir algoritma sığdırim. :)

      Sil
  6. ''Unutmayı erdem sayan beyin unutulmazlığı hatırladığında bizlere kandırma politikasını sunuyordu'' işte bu cümleye bayıldımmmmm.

    YanıtlaSil
  7. hayat bilinmez bir kuyu bir çok zaman.nereye gittiğini bilen insan sayısı azdır.neden gittiğini bilen çok daha az.hep bir arayış içindeyiz.bulduklarımızla yetinmeyen varlıklar olarak ömrümüzce daha iyilerini,daha güzellerini arayarak geçireceğiz ömrümüzü.yorgun düşeceğiz bu süreçte ve bazen insan olduğumuzu bile unutacağız...gerçeklere gitmek isterken,kimi zaman gerçeklerden uzaklaşacağız...

    YanıtlaSil
  8. ya başka bir gezegenin cennetiyse ve biz bunu anlayamıyorsak...
    düşünsene ne kadar korkunç.
    çok hüzünlü şeyler oluyor Serkan, çok ümitsiz şeyler, oysa ümit etmek istiyor insan.

    YanıtlaSil