Cızırtısı İçinde Kayboluşlarımız. - Serkan Aydemir

Cuma, Kasım 08, 2013

Cızırtısı İçinde Kayboluşlarımız.
Cuma, Kasım 08, 2013

Cızırtısı İçinde Kayboluşlarımız.

...

08.11.2013 | Cızırtı beyinlerin çizik kelimelerini kusuyordum bu aralar. Daha saat 01.00 olmamıştı. İçimde kalan hayallerimi fırlattım adın yazılı duvarıma. Baş harfin silinmişti sanki zamanla. Oysaki birkaç saatlik yıllar geçmişti ömrümden. Dünden bir gülüş kaldı geriye bugünlerde hatırlandıkça ağlatan. Geri bildirimi kıyamete ayarlanmış bir beklentiydi benimkisi. Hala o kelimeleri kusarken ağzıma takılan söylenmemiş nefretlerimin bana küfretmesini dinliyordum. Kendime küfretmeliydim. Kendinize küfretmeliydiniz. Kendini gerçekleştirmiş bir birey kendini gerçekleştiremediğini kabul etmiş sayılırdı.  Hayat olması istenilen değil; olana verilen tepkilere göre boyut atlıyordu. Güneşten uzak kokuşmuş ihanetlerin hücresel bölünmelerini izlemek için bilet aldı sadakat. Her şeyde biraz sadistlik vardı. İstifaya zorlanan kainatı tekrar seçmek için doğa bize kasırgalarını gönderiyordu. Korku insanı yaptığından latin bir duruma getirebiliyordu. Uçuruma geldiklerinde bunalıma giren ve teyit edilemeyen gölgeler güneşle yüzeyselleşmeye başladı. Daha henüz saat 01.00 olmamıştı. Perspektifi bozulmuş zihinsel hastalıklardan gına gelmesiyle bilinçaltına gitme aynı döneme denk gelmekteydi. Oysa şu asla izah edilemezdi. Ruhun bir insanı yaşatmasıyla öldürmesi arasındaki fiziksel farklılığın yıpranışı bir bitimi kendi içinde sonlandırabilir miydi ? Cennet ve cehennemi yaratarak aslında durduk yere kendimize eziyet etmeye başladığımızı olgun bir genleşmeyle kabul etmenin vakti gelmişti. Oysaki daha saat 01.00 olmamıştı. Her geçen saniyede var olan dehşet artmaya başladı. Öyle bir zamana itilmiştik ki iyiliğin bile bir etiketi vardı. Satılmak mı satın almak mı ? Her fiil buna karşı bir metafizik oluşturuyordu. Görünmez olmak artık bir kahramanın özelliği değildi. Sakladığımız çok şey vardı. Hepimiz bazı zamanlar görünmez oluyorduk; çünkü hepimizin bir kaybı vardı...

...



Serkan Aydemir | Cızırtısı İçinde Kayboluşlarımız. 

13 yorum:

  1. oldukça derin bir yazı bu.. sindire sindire ayrıştıra ayrıştıra okumalı.. sınırlayabilecek güç bizim elimizdeyken bazen, gereğinden fazla acıya sürüklüyoruz kendimizi.. kendi cennet ve cehennemlerimizi tercih ediyoruz bi nevi..

    iyiliğin etiketi son zamanlardan armağan... adının hakkının verildiği zamanlar ne de çoktu oysa ki.... şimdi bir çok şey gibi onun da amacı değişti malesef..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. maalesef hayal, insanlık çağa yenik düşüyor...

      Sil
    2. her şeye rağmen düşmeyenler de var neyse ki ve öyle insanları görünce bu zamanda böyle insan hala var mı diyip dibinden ayrılası gelmiyor insanın..

      Sil
  2. ne de güzel anlatmışsın....

    YanıtlaSil
  3. hiç alakasız ama kim bilir ne güzel seviyorsundur. Konu sevmek üzerine olunca benim blogta ve senin yorumundan sonra bunu yazmak istedim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. keşkem bu işte cem, sevmek iyi değillll.. :) İnsanda baş ağrısı yapıyor.

      Sil
    2. ben mezuya sevilmek kısmından bakınca böyle bi sonuca ulaştım tabi :))

      Sil
    3. mevzu bahis sevmekse gerisi teferruattır diyorsun.. :)

      Sil
    4. yok ben olayın sevİLmek kısmındayım. :)

      Sil
  4. "Hayat olması istenilen değil; olana verilen tepkilere göre boyut alıyordu."

    Sevmek de sevilmek de, hayata boyun eğip, dik durmak da, iyilik ve kötülük de senin belirttiğin ifadeye göre şekil alıyor sadece.

    Sevmek güzel, yanlış insanlarda değer ve anlam bulsa da güzel, acı verse de güzel. Çünkü bütün bu duygular insana yaşadığını hissettiriyor. Diğer türlü, lanetliler gibi sadece fiziksel ihtiyaçlarını gerçekleştiren bir mekaniğe dönüşürdük. Diğer türlü sen bu kadar etkili ifade edemezdin hissettiklerini ve biz de okurken biraz da kendimizden bir şeyler bulamazdık.

    Herkes kendi çağını yaşıyor, bizim payımızda da böyle çarçabuk tüketilen bir Mc. Donalds dünyası varmış.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yanlış insanlara rağmen sevmek doğru insanı sevmeni engelliyordu Zerda, aslında onun sana yaptığı bir ihanet... sevmek ne kadar çok güzel olsa da ya sevmeyeceksin ya da sevdiğine değer birini düşüneceksin, çünkü sonrası yokluk... sonrası hiçliktir....

      Sil
  5. görünmez olmak bu kısmı hep düşünürüm. bu düşünceye iten mevcut ortamın kirliliği ne yazık ki..
    öyle bir zamana gelmiştik ki iyiliğin bile etiketi değişmişti.satmak mı satılmak mı?
    ne kadar doğru serkan.. ah bu hale gelmeseydi ama.ama..bitmeyen amalar...

    YanıtlaSil