Pencereye Çarpan Yaşam Sessizliği - Serkan Aydemir

Salı, Ekim 08, 2013

Pencereye Çarpan Yaşam Sessizliği
Salı, Ekim 08, 2013

Pencereye Çarpan Yaşam Sessizliği

...

Daha bir kurgusuzdum bu aralar. Biri bana bakıp bir roman yazmaya kalksa bir paragraf çıkartamazdı. Zaten okumazdım kendimi. Birkaç bağlaçla birleşen yalnızlıklarımı okumanın sıkkınlığını zihnime dökemezdim. Yağmurları özleyen ve manzarasına isyan eden pencereme her çıktığımda sokak kaldırımlarından yürüyen insanları görüyordum. Bu kadar insan biraz sonra olacaklara şahit olamayacaktı. Bazı zamanlar gerçekleşen linç koreografisini nasıl başarabildiklerini anlamıyordum. Aynı tempoda yürüyen insanlar görüyordum. Dünyanın dönüşüne ters yürüyen. Öylece durup beklemek ne kadar zor olabilirdi ki. Herkes bir yerlere yetişiyordu. Bugün de geç kalacağım demek bu kadar mı bizi düşüncesizliğe zorluyordu. Bazıları hüzünlüydü gerçekten. Yalnız olduklarını düşünenler aslında benim onları gördüklerimden habersizdiler. Belki ben de yalnız değildim benim yalnızlığımı da gören birileri vardı başka zamana göç etmiş ruhları gösteren pencerelerde. Başka insanların yalnızlığını görüp kendimizi çoğaltabilir miydik gerçekten ? Tatsız bir atmosfer basıncının içinden yeni çıkmışken başkalarının duygu artıklarıyla ağız alışkanlığı yapabilir mi ? ... Neyse ki bugün de kendimle alay edebiliyordum. Bugün de ölüme bir çizik attım...

...

Serkan Aydemir | Pencereye Çarpan Yaşam Sessizliği



8 yorum:

  1. hep bir şeylere yetişmeye çalışıyoruz, çalıştıkça o zaman kıvrımlarında yalnızlığımızı büyütüyoruz.
    kalabalıkların içinde yalnızlar ordusu oluyoruz . sığındığımız limanlarda karşılaşıyoruz arada sırada.
    dünyanın otomotikleştiren keşmekesinden sıyrılmak isterken, ortak ritmi bozduğumuz için dışlanıyoruz. halbuki o ritm bizi doğurmuyor, bizi yavaş yavaş kendimizden uzaklaştırıp öldürüyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. her zaman diyorum bahar, biz çağın getirdiği yozlaşmaya şahit oluyoruz. Şanssızdık hepsi o.

      Sil
  2. Zamanın esiri biz miyiz, yoksa zaman mı bizim esirimiz?

    YanıtlaSil
  3. ölüme çizik attığımız her gün biraz daha yaklaştırıyordu bizi tanıdığımızı sandığımız yüzlerin ne kadar da yabanıl olduğunu..bir yanılsamanın ince örtüsü savruluyordu rüzgarda.sıfatlarımı öteleştirdiğim,kendime yeni
    adıllar türettiğim zamanlar geceden arta kalan benliklerimi topluyordu...

    YanıtlaSil
  4. Ve yalnızlığın tanımıydı Ayrılık :)
    Bu denli yalnızlaştıran bu muydu??

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında yalnızlık kişisel bir sonuç pe hito, isyankar penceremden dışarı bakma isteğini dışarıdan o pencereyi izleme isteği durumu değiştirebilirdi... Yalnızlığın Tanımıydı Ayrılık bir aşkın bitişinden miras kalmıştı oysaki yalnızlık insana doğumdan gelen bir özellik ölüme götüren...

      Sil