Kurgusu Bozuk İçtihatlarım - Serkan Aydemir

Salı, Ekim 01, 2013

Kurgusu Bozuk İçtihatlarım
Salı, Ekim 01, 2013

Kurgusu Bozuk İçtihatlarım

...

Bırakamıyorduk... Sade bir sessizliğin bizde yaşattığı boş bakışların tam ortasındaydım. Sabaha doğru olduk olmadık gelen ruhsal sancıları rüyalara karışmasıyla atlatabiliyordum. Sessizliği hiç bu notadan dinlememiştim. Kurgularımın varlığına şahit olurken hep hükmü ben yiyordum. Sonunda cezaevime kavuştum. Dünyadaydım artık. Kurtuluşun çaresi çoğalırken karşımıza çıkan geri çevirmelerin gücünü fark ettiğimizde cezaevine alışıyordu insan. Hatta kimileri sonsuzluğu istiyordu bu yerde. İşkence odalarına serpiştirilmiş karanfiller bizleri kandırmaya yetiyordu. Ara sıra yanan sokak lambaları var olan karanlığımıza renk katıyordu. Alışamamıştım. Cezaevleri bana göre değildi. Hem de hiçbir suçum yokken. Aslında herkesin suçu yoktu. İlk suçumuzu suçsuz geldiğimiz bu yerde işledik. Başta hata vardı. Sonrasından yaptıklarımızı suçlayacak bir hakim bulmak anlamsızdı artık. Şimdilerde bir şeyi düşünüyorum. Daha önce düşünmediğim bir şeyi; ama bulamıyorum. Sonra ellerim bir ton ağırken kaldırma cesaretine kalkışıyorum. Geri indirmesi nasıl olsa kolaydır diye. Önümde duran ceset torbalarının hangisinin bana uyacağını düşünürken hepsinin aynı beden olduğunu hatırladım. Morg bekçisi olmak isterdim. Daha önce gördüğüm insanları yanımda uzanırken görmek. Kurtulup giden insanları görmek. İçinde duran gerilimi de hesaba katarsak bu çığırından çıkmış sakinliğimi biraz da olsa harekete geçirebilecektim. Tek bir hareket her şeyi yok edercesine kurtuluşun melodisini çalıyorken beraat ediyordum. Kafamı kaldırıp baktım kendi uzaklaşmama gidişim gerçekten fiyakalıydı...

...

Serkan Aydemir | Kurgusu Bozuk İçtihatlarım





0 yorum:

Yorum Gönder