Serkan Aydemir

Cuma, Haziran 19, 2020

...


Bir rüya uyandığında intihar etmiş olacaktı kalıcı tekrarlarından kurtulmak için. Şimdi olmaz dedim aynadan yansımalarıma. İçinde susmalarımın biriktiği bir vazo kırılganlık yapıyordu cesurca. Çok tuhaf. Yağmurlarım vardı denizlerimde kaybolan. Islanmayı bile beceremiyordum gözlerinde süzülürken. Aşık olmayı marifet zannediyordum beceriksiz olduğumu bildiğim halde. Başka tenlere dokunmak asıl kendime ihanet sayılacaktı. Seni düşünürken papatya kokan çığlıklardan yıldızlarım kaymaya başlıyordu. Neresinden tutsan şehirlerim kayboluyordu senden uzaklaşan adımlarımda. O rüya hep bana son bakışını hatırlıyordu. Haklıydı.

...

Serkan Aydemir | Kovj Mine



 
Kovj Mine
Cuma, Haziran 19, 2020

Kovj Mine

Çarşamba, Haziran 17, 2020

...

Uçurtmalarıma takılan benliklerim az sayıda insan biriktiriyordu düşerken. Al beni götür dedim ipliklerimin gidebildiği yere kadar. Uçurtmalarım, düşüşü özgürlük zannediyordu ağlamalardan oluşan gökkuşağına rastladığı için. Yalandan hayatlar... Ne kadar çok insan uçurtmalar biriktirmişti ki müsait bir yerde çakılacak yer bulamıyorduk yoğunluktan. Ve hava serinlemişti ama hepsi düşüşlerimizden kalan çığlıklarımızdı oysaki. İnsanın önce kendisini sevmesi gerekiyordu, çakılırken. Anladım, insanın insan olması için insanlıktan çıkması gerekiyordu.

...

Serkan Aydemir | İnsan.

Başlık ekle

İnsan.
Çarşamba, Haziran 17, 2020

İnsan.

Cumartesi, Nisan 25, 2020

...

Bugün de ölmedim, herkes gibi yaşamadan. Şanslıydım boşluklarımda. Daha 5-10 yıl önce buradan geçmiştim umutla oysaki. Şimdi bakıyorum da ne çok kandırıyor insan kendini. Geçmişin umudu geleceğin pişmanlığına dönüşüyordu aptallığı erdem sandığımız zamanlarda. Fırtınaların içinden çıkıp gelen bir yok oluş gibi bir de ondan dinlemeliydik zamansız esmenin gürültüsünü. Demin 10 yıl önce buradan geçmiştim demiştim. Zaman bu kadar basitti aslında. Aşklarım gibi... Daha demin ölmüştüm oysaki aynı yerde avuçlarından dökülen kırılganlıklarım gibi. Bir özlem, numarası ardımda kalan ruhlarımı arıyordu cevapsız kalmalarımdaki kahpeliklerimde. Şehirlerim birikiyordu sensizliğe. Ah be kadın, saçlarında kaybolurken fırtınaların esişine muhtaç kalıyordum.

...

Serkan Aydemir | Jasub 



Jasub
Cumartesi, Nisan 25, 2020

Jasub

Cumartesi, Nisan 18, 2020

...

        Birkaç adım geriden geliyordu gökyüzüm. Hızlı yaşıyorduk ama yağmurlarıma geç kalıyordum, kirlenmeyi alışkanlık haline getirdiğimiz bu zamanlarda. Sessizliğim mırıldanırken aynalarıma çarpıyordu gerçeklik ve bir adım geriden geliyordu hüzün. Evet, bu bir ihtardı intiharlarıma ve hayat kısaydı; kuşlar da yoktu artık. Duvarlarıma baktığım an dakikalarım saniyelerimi geçiyordu aklımda doğumdan kalan acılarım varken. Tüm ağaçları kesilmiş bir orman tam karşımda bana umut vermeye çalışıyordu. Acılarımı bir bavulun kilidine sıkıştırıyordum elvedalarım artarken. Gitmelerimin hepsinde bakışlarını sakladığım zamanlarım vardı. Kare kare ölümler hayatımı bir sinema haline getiriyordu izlenmesi yasaklanmış. Elimde bir bakış saklıyordum sirenlerim düşüncelerime çalarken. Ve şimdi bir adım geriden geliyordu aşklarım oysa ben hep bekliyordum.

...

Serkan Aydemir | Bu Kente Yalnızlık Düştüğü Zaman* Şemsiyelerim Hep Kapalıydı

*Grup Yorum'a selam olsun.
#helinbölek






Bu Kente Yalnızlık Düştüğü Zaman* Şemsiyelerim Hep Kapalıydı
Cumartesi, Nisan 18, 2020

Bu Kente Yalnızlık Düştüğü Zaman* Şemsiyelerim Hep Kapalıydı

Pazar, Nisan 12, 2020

...

Tarifi çalınmış bir ayrılığın aynılığını yaşıyordu insan kapana kısılmış adımlarında. Geceye atfedilen eski bir fener gibi ömürlük mutluluklarımız vardı dakikaları geçmeyen ta ki yenisine kadar. Havası insan egosuyla şişirilmiş balonlarımız bir türlü uçmayı beceremiyordu mevsimsel dökülmelerimizde. İnsanlara şaşırmamak şaşırtıcı hale gelmişti. İki anlamı bir araya getirmeden saatlerce konuşabiliyorduk mesela. Apartmanlarımız çoğalıyordu birbirimize üstünlük sağlamak için ama en üstte olanlar yıkımda yere daha hızlı çakılacağını bilemiyordu. İnsan, yaşama o kadar bağlıydı ki kalp atışlarını bilinçsiz yapabiliyordu. Tıpkı gülümsemelerimiz gibi... 1m²'lik odalarımızda dünyayı gezmeyi hayal ediyorduk umarsızca. İnsan, çoğunluğun geneliyken kendini birey sanıyordu. Hepimiz geneldik ve hepimiz kendi genelevimizde toplumun bizi becermesini alışkanlık haline getirmiştik. Evet en üst kattaydım. Aşağı her baktığımda ne kadar da aşağılık bir anlam yüklü olduğumu görebiliyordum ama biliyordum en üst katta Tanrı vardı ve bize bakıyordu. Tanrı olmak istemezdim.

...

Serkan Aydemir | İnsan!



İnsan!
Pazar, Nisan 12, 2020

İnsan!