Serkan Aydemir

Pazartesi, Haziran 04, 2018

...

Boşverin; başka bir konu var aslında, onunla ilgili bildiğiniz ama görmezden geldiğiniz. Bugün birkaç kere daha söylemem gerekiyordu sustukça içimde artan dramın biletlerinin bittiğini. Yok satıyordum oysa sizler satmayı hep var edebiliyordunuz insanlığın bittiği anlarda.  Size diyorum üstüne hiç alınmayanlar aslında hepiniz almayı iyi biliyordunuz indirim vakitlerindeki yokluklarınızı. Belki de bunca AVM bunca alışveriş yüzünden kimin değeri düştüyse ilgisi daha da artıyordu herkesin gözünde. Toplum bunu alışkanlık haline getirmişti. Evet, bu bir sistem eleştirisi ya da hayır bu bir sistem. Bir diğerini var eden bir alışkanlık. Hepsi aynıydı ta ki diğerini fark edinceye kadar var olacak utanç.

               -Boşverin, şimdilik...

...

Serkan Aydemir | Npibrtim


Npibrtim
Pazartesi, Haziran 04, 2018

Npibrtim

Salı, Mayıs 15, 2018

...

Demin bir adam atladı içimden,
düşmekteyim...
Bir adam,
kaç kadına emanet edilebilirken daha demin bitti.
Afiyetler olsun dedim içimden,
Yine bir adam çığlık çığlığa otururken,
Kimselere karışmıyordu,
Ta ki susana dek,
Elinde evren.
Döndürdükçe dönüyordu içinden ihanetlerin çekiminde.
Ah o adam,
Onun yerinde oturmak istemezdim,



Serkan Aydemir | O Sfsö





O Sfsö
Salı, Mayıs 15, 2018

O Sfsö

Cumartesi, Nisan 07, 2018

...

Bir varmış bir yokmuş, dolar bir artmış bir artmış, dedeler neneler yaşarken gençler tıngır mıngır acılarla ölüveriyormuş, -mış -miş ne işe yarıyormuş ve evvel zaman içinde bilmem neyin ülkesinde birçok aklını kullanan ama yok edilmeye çalışılan insanlar birikmiş. Zaman geçmiş ve geçtikçe beyinler eritilip bitirilmiş. Tabi bunca zaman köleleşen halklar özgürlüğü demokrasi zannetmiş. Öyle bir demokrasiymiş ki bu, kendilerini beğenmeyenlere yasak ilan edilmiş. Bunu bilen halk o kadar ücra köşelerde düşünmeye başlamış ki bir zaman gelmiş o ücra köşelere gitmeye korktuklarından düşünmeyi unutuvermişler. Sakla zamanı gelir zamanı sakla insanlığı gelir zamanı diye diye o biriken insanlar, bir bir sonsuz kuyulara atılırken birden biri çıkagelmiş. Öyle biriymiş ki bu, herkes onu Kurtarıcı ilan etmiş. Yüceltmiş de yüceltmiş. Ama ne olsun, Kurtarıcı(!) bir gün yaptıklarından sorgulanmaya başlanmış halk tarafından. Bu değerli Kurtarıcı(!) düşünmüş de düşünmüş... Tabi çok da zorlamadan ne de olsa azmış, bitmesini istememiş düşüncelerinin. Sonra birden o ücra köşelerdeki beyinler toplanmaya başlamış bu Kurtarıcı'nın(!) yanında. Yıllardır çektikleri zulüm onlara tak etmiş. O değerli eşitlik, adalet naraları atanlar ki onlar nedense Kurtarıcı'yla(!) birlikte zulmü başkent yapmışlar, bir ülkenin bilmem ne çıngıraklı yanar dönerli bir toplumunun önünde. Az gitmiş uz gitmiş dere tepe düz gitmiş önüne gelene bu Kurtarıcı(!).

Bir varmış bir yokmuş yine o bilmem neyin ülkesinde. Binlerce saniye yıl şiddet gören halk yine beyinleri eritilip bitirilmiş demokrasi özgürlüğünde. Velhasıl bir yokmuş bir yokmuş zaten insanların gücü elde etmelerinde. Velhasıl insanın aklı toplumsal dayatmanın korkularıyla hep yasak ilan edilmiş aynı insanın destekleriyle. Halk, sürçülisan ettiysek affola diyenleri affetmiş hep o bilinen bilmem neyin ülkesinde. Halk, bir varmış bir varmış ki varlığından utanmış üstinsan ya da altta kalanlar. 

Yaaaa işte.
Hep.
Geçmiş olsun.
Onlara.

Serkan Aydemir | Vwtşbaşz Gakj





Vwtşbaşz Gakj
Cumartesi, Nisan 07, 2018

Vwtşbaşz Gakj

Perşembe, Şubat 01, 2018

...

Bana bak! Söyleyeceklerim senin için bir anlam ifade etmeyecekti benim gibi. Ha tabi bir de saatleri ayarlama enstitüsünden mezun oldum zamansız, tıpkı senin gibi. Uzun süredir gözlerim kapalı yürüyorum düşünceleri kapalı toplumlardan uzaklaştıkça. Basitliğin karmaşası karmaşıklığın zorluğundan daha güçlüdür. Derin... İnsan beyni bu nedenle olanı reddeder olmayana yoğunlaşarak. Aklının bir köşesinde dursun, yağmurlar denizlere yağmazdı insanlığın çöplüğe dönüştüğü yerlerde. Etrafına bak, her yerde kendinden aynılık taşıyan farklı bedenler göreceksin. Herkese değerli olduğunu hissettiren soyut bir mantığın hissiz bedenlerini. Herkesin bir müzik anlayışı var, bir tarzı ve tabi ki beğenilme egosunun tatmin edecek teknolojisi. Hanginizde kimsede olmayan bir şeyler var? Hepiniz aynılığın farklılığındasınız farkında olmadan. Ama neye ihtiyacınız olduğunu biliyorum. Bana bak! Hiçlik sizin düşüncelerinizin merkezindeydi benden kaçmak için. Biliyordu, size hiç yaklaşmayacağımı. Çok bilmediğinizi düşünüyorsanız bilgi sahibi olduğunuzu anlayabilirdim ama nedense her şeyi bilenlerin sayısı düşünme gücünün artmasıyla ters orantılıydı. Aynaya her baktığında karşında gördüğün gerçekliğin gibi. Herkes kendini iki boyutlu görür üç boyutlu kaybolmalarında. Bir galaksinin ucundan kendimize baktığımızda düşüşlerimizin anlamsızlığını farket artık. Bu arada fark et ayrı yazılırdı yaşam ve ölüm gibi. Tüm kültürler geçmişin hatalarını yaşatır. Tüm savaşların sebebidir. İnançlar ve tabi ki insan, kültürünü yüceltmenin değeriyle büyür. Çocuklarınıza geleceği değil geçmişin kanlı savaşlarını anlatan bir sistemde barışı kovalamak pili biten bir saattin zamanı durdurduğunu sanmak gibidir. Boşa çaba... 

- Günaydın,
Tekrar uyumak için.
Tıpkı benim gibi.

...

Serkan Aydemir | JYKKAB


2018.
JYKKAB
Perşembe, Şubat 01, 2018

JYKKAB

...

Bir adım geri atmalıydım şimdilerime uyum sağlamak için ya da bir adım ileri. Belki de attığım her adımda adını hatırladığımdan zamanı kaçırıyordum insanlardan ölüm gibi. Adımlarımın bir önemi yoktu kendim için. Dur, daha sana anlatacaklarım vardı dinlemek istemediklerini biriktirirken. Gittikçe küçülürken gözlerinden aramızda mesafeler arttı sözcüklerimizdeki anlamlar kadar. Bu bir ayrılık farkındayım ama daha vardı bir kelebeğin ömrüne kıyasladığımızda. Daha saçlarına dokundukça insanlığı kurtaracaktım. İnsanlığın yok olmasının sebebi buydu. Tüm suç benim ellerimdi, dokunamadığım için her bir teline. Tabi farkındayım, bu biraz zaman alacaktı bir kelebeğin ömründen fazla. İnsanların denizler biriktirmesi gerekiyordu daha da derine batmak için. Bir damla gözyaşın yeterdi boğulmama ama bir okyanus kadar ağlamana rağmen nefes alışlarımda bir değişim yoktu. Hepimizde olduğu gibi çoğu şeyler sadece sözlerimizde kalıyordu. Bir damla gözyaşın dünyayı avuçlarıma sığdırabilir miydi? Dünya ne kadar küçüktü? Kalk ve git dedim önce, kendime. Bulunduğum her yer kararıyordu geceye inat oysaki senle ne çok mavilikler biriktirmiştim  gökkuşaklarımda. Biliyorum artık çok derindim ve bana ne kadar yaklaştıysan o kadar düştün uçurumlarıma. Gitmeni anlıyorum çünkü bana yaklaştıkça uzaklaşıyordun. Yani her bir adımım daha da derinleştiriyordu beni. Her bir adımım bana dokundukça bir son çiziyordum. Tıpkı bir masal gibi ama mutsuz. Tıpkı bir hayat gibi sonsuz beklentileri olan ama sonlu.

...

Serkan Aydemir | Cazfwö


Cazfwö
Perşembe, Şubat 01, 2018

Cazfwö